___Cafe-Rock___

Cafe-Rock'a Hoşgeldiniz!!
 
PortalliPortalli  AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 hım(full albümler)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: hım(full albümler)   Ptsi Kas. 19, 2007 10:50 am

venüs doom albümü


venüs doom

Şimdi her şeyi geride bırak,
O'nun karanlık "çılgınlık bahçelerimizde" sürünüşünü izlemek için.
O(she), seni eve yönlendirecek ışık olacak.
Sadece, O'na "ölmeye değer" bir öpücük ver - ve aç kollarını.

Senin için düşüşümü gör, benim Venüs yazgım.
Kalbimi bütün rüyaların defnedildiği yere sakla, benim Venüs yazgım.

Kalplerinizi kederle söküp atın ki,
O(she), trajik, hayranlık verici bir ıstırapla büyülensin.
Ve O'nun alevlerinde biraz daha öleceğiz.
Sadece bana O’nun “yaşamaya değer” hayatını göster,
Ve karanlığı aydınlat.

Senin için düşüşümü gör, benim Venüs yazgım.
Kalbimi bütün rüyaların defnedildiği yere sakla, benim Venüs yazgım.

Chennemî bağışının içinde tut beni,
Düştüğümde bana dokun.
Bu acı çekişin içinde henüz kaybetme kendini.
Dayan.

Senin için düşüşümü gör, benim Venüs yazgım.
Kalbimi bütün rüyaların defnedildiği yere sakla, benim Venüs yazgım.
(Bütün rüyalar seninle ilgili - benim Venüs yazgım.)


love in cold blood

İblis-aşkın uylukları, ölüm arayışıyla üstüme dolanıyor.
Tapılan ve sevilen, kanla sırılsıklam bir şekilde şeytana uyacak.

Soğuk kanlı aşk.
Çek beni içine, tatlı ıstırap.

Aşkın karanlıktaki kedimsi gözleri, onun(she) ağına parlar.
Kutsal kavrayış ile şeytanîleşmiş bir şekilde, son nefesimizi veririz.

Soğuk kanlı aşk.
Çek beni içine, tatlı ıstırap.
Soğuk kanlı aşk.
Çıkar beni, zavallılığımdan.

Sevgilim beni eve götür.
Kafatasları ve kemiklerden yapılmış kaleye.
Nereye ait olduğumu hatırlatmak için bana bir şarkı söyle.
Kollarında, aşkım, soğuk kanlılıkta.


passaon's killing floor

Bizim bu güzel Cehennemimizin,
Şiiri ete kazınmıştır:
İtiraf ettiğimiz en ölümcül günaha kadar.
(mutluluk göz yaşları gözlerimizi doldurur)

Çirkinleştirilmiş azizlerin,
Kıyamet kehanetlerini ağladıkları yerde, güvendeyiz.

Benim kalbim bir mezarlık bebeğim.
Ve kötülüğe gelince: biz sevişiyoruz,
Şehvetimizin öldüren katında.
Kollarımda güvenle uyuyamazsın bebeğim.
Ve ihtirasa gelince: biz yeniden doğuyoruz,
Şehvetimizin öldüren katında.

İlk öpücükte,
Kaçtığımız karanlığa kin tohumları atıldı.
(kalplerimizi söküp atmak için)

Biz bütün kaderlerin başarısız olduğu yerde güvendeyiz:
Tabutumuzdaki ışıkta.

Benim kalbim bir mezarlık bebeğim.
Ve kötülüğe gelince: biz sevişiyoruz,
Şehvetimizin öldüren katında.
Kollarımda güvenle uyuyamazsın bebeğim.
Ve ihtirasa gelince: biz yeniden doğuyoruz,
Şehvetimizin öldüren katında.

Sonsuza kadar..


kiss of dawn

Akan yaşlardan ,
Kör oldum ben, ve sen de.
İkimizi ayıran, sıkı sıkıya tuttuğumuz kargaşaydı.

Sadece gözlerimin içine bak.
Korkularımızı öpüp yolcu et.

Senin gölgene uzanıyorum, şafağın öpücüğünde boğulurken.
Beni baş başa bıraktığın acıya dokunuyorum, şafağın öpücüğünde.

Sen burada değilken seninle oynadığım oyunlardan yoruldum.
Ölüm bizi "ölme" korkusundan azad eder.
Bu doğru, hiç korkma.

Gözlerine bakmama izin ver,
Ve “ölüm” ün yanımızdan geçişini gör.

Senin gölgene uzanıyorum, şafağın öpücüğünde boğulurken.
Beni baş başa bıraktığın acıya dokunuyorum, şafağın öpücüğünde.


sleepwalking past hope


Aşkın kalbini açacak anahtarları sakladım,
Seni en tatlı acımda ve ıstırabımda tutmak için.
Tutkumuzdaki ve savaşımızdaki her şey haksızca.
Kurtuluş doğrunun ve yanlışın ötesinde.

Aşk, ümitsizlik ile tatlı-konuşmalar yapmaya devam eder kalbimizde,
Ve uyur-gezerliğe devam eder, umudun yanından geçerek.

Karanlıkla kucaklaşmak için ışığı söndürdüm:
Sana yakın olmak, ama sana dönüşmek için değil aşkım.
Ruhlarımızın fırtınasında sonsuza dek kaybolduk:
Birbirimizin hatalarının yansımalarında.

Aşkı kırmızı akıntılarla boyamayı,
Uzun süre önce bıraktım.
Elimde kanım ve umudum kalmadı,
Yani seni artık boyayamayacağım.

Benim Cehennemim 10uncu Çember’den başlar ve,
Altı yüz, altmış, altı ya kadar iner.
Ve orada, Lucifer’in pençelerinin altında kıvranırım, sadece son bir öpücük için.


dead lover's lane

Ümitsizliğin yüzü vardır.
Ve bütün bu yaralar, iyileşmeden kalır.
Öldürülen ve esir edileni kutsa.
Bizim kendi kalplerimiz, bizim aşkımızın iradesidir:
Yeniden başlamak için heycanlanmış.

Ölü aşıklar sokağından aşağı sürün:
Kirlenmiş hatıraların labirentinden.
Ve bu, kanı tam kalbimden dışarı emiyor.

Korkunun adı vardır,
Görünmez zeminimize yazılmış:
Göz yaşlarıyla.
O sözler asla kalbini ve rüyalarımızı,
Korkutmak için saklanmadı.
Bunlar idrakımızın ötesinde mi?

Ölü aşıklar sokağından aşağı sürün:
Kirlenmiş hatıraların labirentinden.
Ve bu, kanı tam kalbimden dışarı emiyor.

Aşkın adını boşu boşuna bağır!
Acıyı tekrar sil.
Ve karanlığa doğru hareket et:
Ölü aşıkları sokağına.


song or suicide


Işıktan dışarı adım attığımda, keder beni yeniden yarattı.
Vedalarımı ettiğimde, zavallılık beni kuvvetlendirdi.

Yaralarımı acı ile iyileştiririm.
Ve seni düşlerim.
Ve hayatta kalmak için ağlarım.

bleed well


Çığlık atan şeytanlar var içinde, öldürmen gereken.
Dolu bir silahla, suçlu bir şekilde açtın onların gözlerini.

Aşk canlıları avlar, ve ölümü över.
Kalplerimizin kalbinde, ölüm tarafından birleştirildik.

Bozulmuş bir tutku için satmak üzere olduğun ruhunu, iyice kanat.
Öp ve söyle: “Bebeğim iyice kanıyoruz.”
Saçma sapan sebepler için yenik düşürmek üzere olduğun kalbini, iyice kanat.
Öp ve söyle: “Bebeğim iyice kanıyoruz,
Cehennemde.”

“Onun(she) rızası olmadan hiç bir aşk kayıp değil.” Diye ağladını duydum.
Ve bu kelimelerle, acıyı içinde tutmak için bir kilise inşa edildi.

Eğer ölüm , aşkın gizemlerine cevapsa,
Ozaman kana aşkım, bir rüyanın sesine.


cyanide sun

Birbirini paramparça etmeyi bırakmanın ne kadar zor olduğu bilinmeliydi,
Birbirine dolanmış ruhların, bütün bu labirentimsi yalanlarla birbirinden ayrılmasının,
Ne kadar zor olduğu.

Senin için ölüyüm, yazgısı belli bir gölgeyim aşkım:
Daima karanlıkta.
Ve bütün asılsızlıkların en aslı sensin:
Kalbime çok yakın.

Çoktan gitmiş hayallerin hatıralarıyla kucaklaşarak,
Evim yaptığım: bu boşluk.
Aşkın cesedinden son bir okşayış tek istediğim.
Siyanür güneşin altında.

Göz yaşlarımızla yaptığımız sal ile keder denizlerinde yüzdük,
En derin korkularımızdan bir dakikalığına yok olmak için bir yol arayarak.

Seni boğuyor olacağım bu kasvet nehrinde sonsuza kadar:
Kalbimde..


_________________



En son tarafından Ptsi Kas. 19, 2007 11:37 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Ptsi Kas. 19, 2007 11:14 am

Dark Light albümü

vampire heart


Senin “cenaze şarkın” için atan kalbimin,
Azabından kaçamazsın.
Tüm inanç, yeniden kazanılmış bir cehennemin tutkusudur.
Ve utancın elindeki tozu sev.

Sana, deforme olmuş kalbimin şarkısını kanamama izin ver.
Ve senin ılıklığını hissetmeden önce ait olduğum,
Bu karanlık patikada sana yol göstermeme izin ver.

Tut beni, bütün korkular canlanıp beni gömdüklerinde,
Senin hayata tutunduğun gibi.
Sev beni, benim vampir kalbimdeki kanı kavuran,
Güneşi sevdiğin gibi.

Umut ile yolladığın bütün güllerdeki,
Dikenler olacağım.
Ben seni, bir aşk rüyasının rüyasından uyandıran,
Kabusum.

Cennet’in kapıları kapanırken, sana bu şiiri ağlamama izin ver.
Sana ruhumu çizmeme izin ver: korkmuş ve yalnız.
Beni tekrar eve götürmen için öpücüğünü bekliyor.

Tut beni, bütün korkular canlanıp beni gömdüklerinde,
Senin hayata tutunduğun gibi.
Sev beni, benim vampir kalbimdeki kanı kavuran,
Güneşi sevdiğin gibi.


rip out the wings of a butterfly


Cennet gözlerimizde yanıp tutuşur.
Zamanda hareketsizce duruyoruz.
Ellerimizdeki kan, kurban olarak sunduğumuz,
Şaraptır.

Hadi onlara sevgini göster!
Bir kelebeğin kanatlarını kopart.
Ruhun için – aşkım.
Bir kelebeğin kanatlarını kopart.
Ruhun için.

Ordan oraya süründüğümüz,
Bu sonsuz merhamet yolunda,
Cehennem gözlerimizde donarken,
Tanrılar suçumuzun önünde diz çöker.

Hadi onlara sevgini göster!
Bir kelebeğin kanatlarını kopart.
Ruhun için – aşkım.
Bir kelebeğin kanatlarını kopart.
Ruhun için.

Bir kelebeğin kanatlarını kopart.
Bırakıp gitme.


under the rose


Ayaklarımın altındaki buz bana yol verirken,
İlk bahara dönen kışı hayal ederim.
Ve böylece güneşle boğulurum.

Suyun içinde yandım ve alevlerde boğuldum:
Seni yalanlamak ve korkutup kaçırmak için.
Yenilgimi kabullenirim ve “ev” i geri isterim:
Kalbinin içinde, gülün altında.

Yazın güneş ışığının ılıklığı etrafımda dans ederken,
Gözlerimi rahatlayarak açarım.
Ellerinde ölü yapraklarla, seni görürüm.

Suyun içinde yandım ve alevlerde boğuldum:
Seni yalanlamak ve korkutup kaçırmak için.
Yenilgimi kabullenirim ve “ev” i geri isterim:
Kalbinin içinde, gülün altında.


killing loneliness

Hatıralar: hançerler kadar keskinler,
“Bugün” ün etine batarlar.
Aşkın intiharı, bütün bu durumları alıp götürdü,
Ve kalanları, kalbindeki isimsiz bir mezara gömdü.

Bana verdiğin zehirli öpücük ile,
Yalnızlığı öldürüyorum.
Beni kurtaran kollarının ılıklığı ile,
Ah, seninle yalnızlığı öldürüyorum.
Kalbimi bir tabuta çeviren, öldüren yalnızlığı öldürüyorum.
Yalnızlığı öldürüyorum.

Issızlık kalmamız için yalvarırken,
Biz bir haça beraber çivilendik.
Yalanın içinde yok oluruz, sonsuza kadar.
Ve gizli kelimeler bir savaş başlatmak için gönderilirken,
Biz ölümün ruhlarımız üzerindeki gücünü ifşa ederiz.

Bana verdiğin zehirli öpücük ile,
Yalnızlığı öldürüyorum.
Beni kurtaran kollarının ılıklığı ile,
Ah, seninle yalnızlığı öldürüyorum.
Kalbimi bir tabuta çeviren, öldüren yalnızlığı öldürüyorum.
Yalnızlığı öldürüyorum.

dark light

El ele tutuştuğu kuzgun karası bir gecede,
O, reddedilmiş bir hayatın zehirlenmiş gözyaşlarını ağlarken,
Umudun içi ürperir.

Kara ışık!
Gel bu gece onun kayıp kalbine parla.
Ve kör et,
Senin gülüşünle ona dadanan tüm korkuları.
Kara ışık..

Unutuluşun bahçesinde,
Onun bedeni yanıyor.
Tanrısı ile nasıl barış içinde ölebileceğini öğrenmek için,
Kirletilmiş Meleğin karşısında kıvranıyor.

Kara ışık!
Gel bu gece onun kayıp kalbine parla.
Ve kör et,
Senin gülüşünle ona dadanan tüm korkuları.
Kara ışık..

beind the crimson door



Suçlanışın kokusunu mezara göndermek için,
Zaman’ın cesedini çiçeklerle kapladı.
En kara düşünceleri ateşe verdi,
Ve küllerin Cennet Kapıları’na yükselişini izledi.

Yaz, sonbahar tarafından öldürülürken,
Kırmızı kapının arkasına saklanırız.
Kış: “Aşkınız benim ölümüm olacak!” derken,
Kırmızı kapının arkasında canlıyızdır.

Ölüm aşıklara,
Şeytanların hüküm sürdüğü dünyadan getirilen şarap sundu.
Ve kendinden geçmiş melekler,
Buna esirlerinin gözünden şahit oldu.

Yaz, sonbahar tarafından öldürülürken,
Kırmızı kapının arkasına saklanırız.
Kış: “Aşkınız benim ölümüm olacak!” derken,
Kırmızı kapının arkasında canlıyızdır.

the face of god


Kurudum, ama daha fazlası için sızlanıyorum.
Ve içerideki şeytan,
Mezar taşıma yazılması için,
En üzücü şiirin kelimelerini okuyor.

Senin acını paylaşmak için, öldürürdüm!
Ve senin için ruhumu satardım, sadece şunu demen için:

“Senin gördüğün rüyayı görürüm,
Ve hissettiğini hissederim.
Aşk,
Duvardaki, Tanrının Yüzü’ne benzeyen gölgemizdir.”

Hiçbirşey yeterli olmayacaktır.
“Solan güven” in bahçesinde,
Terketmeye cesareti olmaksızın,
Sürekli tökezleyenler için.

Senin öpücüğün için, canımı alırdım!
Ve seni Cehennem’den alabilmek için, herşeyimi kaybederdim.

Senin gördüğün rüyayı görürüm,
Ve hissettiğini hissederim.
Aşk,
Duvardaki, Tanrının Yüzü’ne benzeyen gölgemizdir.

Benim gördüğüm rüyayı görürsün,
Ve hissettiğimi hissedersin.
Aşk,
Duvardaki, Tanrının Yüzü’ne benzeyen gölgemizdir.

Bir kalp şeklinde labirent:
Aşkın gizli mimarisi.
Kendimi, kaderinin kolları arasında,
Kaybolurken bulurum.

Senin acını paylaşmak için, öldürürdüm!
Ve senin için ruhumu satardım, sadece aşkın adını
Boşu boşuna, tekrar ve tekrar,
Söylemen için:

“Senin gördüğün rüyayı görürüm,
Ve hissettiğini hissederim.
Aşk,
Duvardaki, Tanrının Yüzü’ne benzeyen gölgemizdir.”

Benim gördüğüm rüyayı görürsün,
Ve hissettiğimi hissedersin.
Aşk,
Duvardaki, Tanrının Yüzü’ne benzeyen gölgemizdir.

drunk on shadoowns


Onu, kırık düşlerin örtüsü altında,
Ağlarken bulduk.

Bir zamanlar beyaz olan kanatlarında,
Bizim bedellerimizin yükünü taşıyor olacak.
Ve tamamen çekip gitmiş aşk için,
Kanar.

Gölgelerden sarhoş ve bir yalanda kayıp.
Her defasında bir öpücükle kendimizi öldürürüyoruz.
Melekler gülümserken, şeytanlar dans ediyor.
Gölgelerden sarhoş ve bir yalanda kayıp.

Sevgilisinin son nefesi ve gidişi için,
Cennetin gece tarafını beslemeye,
Ruhlar arama çabasını görürüz.

Gölgelerden sarhoş ve bir yalanda kayıp.
Her defasında bir öpücükle kendimizi öldürürüyoruz.
Melekler gülümserken şeytanlar dans ediyor.
Gölgelerden sarhoş ve bir yalanda kayıp.

O, hayatın ve ölümün, ve bu ikisi arasındaki herşeyin,
Korkusuyla kör olmuş.
O, çok uzaktaki Cennet’in bir yansımasından başka hiçbir şey göremediğimiz,
Bir aynayı: bir gözyaşı nehrini ağlarken,
Biz gülümseriz.

Gölgelerden sarhoş ve bir yalanda kayıp.
Her defasında bir öpücükle kendimizi öldürürüyoruz.
Melekler gülümserken şeytanlar dans ediyor.
Gölgelerden sarhoş ve bir yalanda kayıp.

O kadar canlı ki.


play dead


Bir güve, kelebeğe dönüşüyor,
Ve bir yalan, en tatlı gerçeğe.
Hayattan o kadar korkuyorum ki.

Adını söylemeyi denerim ama,
Kalbinde bir kez daha ölmenin korkusu tarafından,
Susturuluyorum.

Mevsimlerin değiştiğini görürüm.
Ve bu düştüğüm sonbaharın içinde,
Ağaçlardaki yapraklarla birlikte:

Ölü taklidi yaparım,
Kalbimi saklamak için.
Ta ki kararan dünya kayıp gidene kadar.

Ağlarım, tanrının yağmuru ağladığı gibi.
Ve ben, bugün ün sonundan bir adım
Uzağım.

Sebeplerin değiştiğini görürüm.
Ve utançla kavrulmuş,
Debelendiğim geçmişin ılıklığında:

Ölü taklidi yaparım,
Kalbimi saklamak için.
Ta ki kararan dünya kayıp gidene kadar.

Ölü kalırım
Ta ki sen yaralarımı sarıp,
Çok geç olmadan,
Kadere hoşçakal diyene kadar.


in the nightside of eden

Bölünmüş dururuz, donmuş bir güneşin ışığında
İnsanlara dönüşürüz, tanrıları lanetleyen.

Kutsal bir kalpten ateşi çalarız,
Ve kanarız, kutsal olmayan şarabı.
İblisin şarkısına aşık oluruz,
Ve korkmayız hiçbir şeyden.

Cennet’in gece tarafında,
Yeniden doğuyoruz, ölü olarak.
Sonsuza kadar geriliyoruz,
Sonsuza kadar gerildik,
Sonsuza kadar çarmıha gerilir gibi gerileceğiz bir rüyaya:
Cennet’in gece tarafında.

İhlal edercesine, arzunun taç yapraklarını koparıp atıyoruz,
Kötülüğün matematiğini kalbimizle öğreniyoruz.

Hislerin diyarında,
Bir savaş çıkarmak için kendimizi aldatırız.
Ve hiçbir şey olmadığımız,
“Dördüncü sınıf”a kadar düşeriz.

Cennet’in gece tarafında,
Yeniden doğuyoruz, ölü olarak.
Sonsuza kadar geriliyoruz,
Sonsuza kadar gerildik,
Sonsuza kadar çarmıha gerilir gibi gerileceğiz bir rüyaya:
Cennet’in gece tarafında.
venüs(in our blood)




Anahtarı atanlar için, O’nun Cennet’i bir yalandır.
Yukardaki inanınca, O’nun Tanrı’sı hayatta ve sağlıklıdır.
Ve sen O’nun rüya nehrini bükemezsin,
Ya da konuştuğu kutsal kelimeleri anlayamazsın.

Venüs, karanlık sulardaki bölüp ayıran gel-git lerinizi reddeder!
O’nun susuzluğunu, günden saklanan korkularınızla giderebilirsiniz.
Venüs sizi karanlık sularınızda reddeder!
Ay güneşi öptü, ve şimdi O’nu kanımızda tutabiliriz.

O’nun kurtarıcısı asla bir haçta değil, çiviler saplanmış bir şekilde.
Otuz parça gümüş asla O’nun hatasının izini süremedi.
Dünyanız parçalanmaya başladığında sizi zayıflatan günahlarınızdan,
O herzaman muaf olacak.

Venüs, karanlık sulardaki bölüp ayıran gel-git lerinizi reddeder.
O’nun susuzluğunu, günden saklanan korkularınızla giderebilirsiniz.
Venüs sizi karanlık sularınızda reddeder!
Ay güneşi öptü, ve şimdi O’nu kanımızda tutabiliriz.

O, kanımızda.

the cage

Yıllardır seni,
Kalbine karşı savaşırken görüyorum.
Güneşten çok uzak,
Ölüyor gibi yaşadığını.

Yarının kollarına uzanan yolundaki,
Tehlikelerde sana yol göstersin diye,
Koruyucu bir melek beklediğini.

Göz yaşları tatlıdan tuzluya döndü, ve saatler günlere.
Sen kendini, acımasız dünyamızın,
Kucaklaşmasından saklıyorsun.
Ve günlerin haftalara döndüğünde,
Uyumak için kendini ağlatacaksın:
Kafesin içinde.

Hepimiz korkulara sahibiz.
Ama seninkiler bunların en korkutucusu.
Kafanı kaldır, ve taptığın korkuyu,
Bizim de tatmamıza izin ver.

Ve bunların hepsi bi anlam ifade etmeye başlar:
Bütün bu akıllıca dökülen kanlar.
Sadece, tedavinin gelip kapını çalmasını bekle.

Göz yaşları tatlıdan tuzluya döndü, ve saatler günlere.
Sen kendini, acımasız dünyamızın,
Kucaklaşmasından saklıyorsun.
Ve günlerin haftalara döndüğünde,
Uyumak için kendini ağlatacaksın:
Kafesin içinde.

Kendini kilitlediğin.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Ptsi Kas. 19, 2007 11:34 am

and love said no albümü

and love said no




Ve aşkın açık mavisi,
Artık benim evim haline gelen “boşluk” tan,
Beni sana getirdi.

Aşkın yalanlarının zalimliği,
Beni seninle tanıştırdı.
Ve o an, bende umut kalmadığını biliyordum.

Öldür beni!
Diye yalvardım, ve aşk “hayır!” dedi.
Terk et beni ölüme,
Ve gitmeme izin ver.
Öldür beni!
Diye ağladım, ve aşk “hayır!” dedi.
Öldür beni!
Diye ağladım, ve aşk “hayır!” dedi.

Aşkın buz tutmuş mezarı,
Senin için açıldı:
Benim adımı taşıyan bir mezarlıkta uzanıyor.
Aşkın vahşi melodisi,
Benden sana:
Kalbini söküp atar ve seni kanayan bi şekilde,
Suratındaki gülümseyişle terkeder.

Öldür beni!
Diye yalvardım, ve aşk “hayır!” dedi.
Terk et beni ölüme,
Ve gitmeme izin ver.
Öldür beni!
Diye ağladım, ve aşk “hayır!” dedi.
Öldür beni!
Diye ağladım, ve aşk “hayır!” dedi.

Aşkın açık mavisi,
Beni senden aldı.
Ve o an, bende umut kalmadığını biliyordum.


solitary man

Melinde benimdi, onu Jim’le el ele tutuşurken,
Ve onu severken bulduğum zamana kadar.
Sonra Sue geldi, beni çok güçlü sevdi.
Düşündüğüm buydu. Ama “Sue ve ben”,
Bu da öldü.

Yaparmıyım bilmiyorum ama,
Kendime, arkamdan oyunlar oynamayacak,
Ve yanımda kalacak bi kız bulana kadar,
Neysem o olacağım:
Kasvetli bir adam.

Aşkın küçük bir dünya olduğuna kanaat getirdim.
Yarım günlük birşey.
Kağıttan bir yüzük.
Biliyorum yapıldı:
Seni doğru ya da yanlış,
Güçlü ya da zayıf bir şekide seven
Bir kıza sahip olmak.

Yaparmıyım bilmiyorum ama,
Kendime, arkamdan oyunlar oynamayacak,
Ve yanımda kalacak bi kız bulana kadar,
Neysem o olacağım:
Kasvetli bir adam.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Ptsi Kas. 19, 2007 11:35 am

LOVE METAL ALBÜMÜ

Buried Alive By Love



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kaybetmetmenin yükü yine omzumda dinleniyor:
Ve ağırlığı dayanılır gibi değil.
"Kalbinin olduğu yerdedir mezarın." demeliydim ona.
Ama içimde bir sır olarak çok fena sakladım.

Derler ki, ağlamak hayatta olduğunu bilmektir.
Ama benim gözyaşı nehrim kurudu.
Hayır, seni asla kandırmak istemedim.
Ama soğuk bir kalp, ölü bir kalptir.
Ve bu, aşk tarafından diri diri gömülmüşüm gibi hissettiriyor.

Eğer uyanmadan önce ölmem gerekiyorsa,
Ruhumu alması için kimseye dua etme.
Ve ölmeden önce uyanırsam,
Beni gülümseyişinle kurtar.

Kibrin öpücüğü, beni ruhsal bir cinayetle kutsadı.
Ve doyumsuz savaş tanrılarını besledi.
"Karanlığın olduğu yerdedir evin." demeliydim ona.
Ve yok edilemez alevle kucaklaşmalıydım.

Ölmek, hayatta olduğunu bilmektir.
Ve benim kan nehrim kurumayacak.
Hayır, seni asla kaybetmek istemedim.
Ama soğuk bir kalp, ölü bir kalptir.
Ve bu, aşk tarafından diri diri gömülmüşüm gibi hissettiriyor.


The Funeral Of Hearts



---------------------------------------------------------------------------
-----
O (kız), umutlarının ve hayallerinin mezarına ışıldayan bir güneşti. Çok kırılgandı.
O (oğlan), parlaklığıyla seni boyayan bir aydı. Çok savunmasız ve solgundu.

Aşk, kalplerin cenaze törenidir.
Ve melekler, kötülüğün açan çiçeklerine ağladıklarında,
Zalimliğe bir övgüdür.

Kalplerin cenaze töreni,
Ve aşk seni benden ayıran,
Bir silah olduğunda,
Merhamete bir yalvarış.

O (kız), senin unutmaya çalıştığın, yıllardır sahip olduğun sorunları ve korkuları içeri alan bir rüzgardı.
O (oğlan), huzursuz ve vahşi bir alevdi. Ve sen o aleve bir güve gibiydin.
Aşk, kalplerin cenaze törenidir.
Ve melekler, kötülüğün açan çiçeklerine ağladıklarında,
Zalimliğe bir övgüdür.

Kalplerin cenaze töreni,
Ve aşk seni benden ayıran,
Bir silah olduğunda,
Merhamete bir yalvarış.

Kutsallığın ötesinde, kafir bir mühür,
Kör ve sağır olan tanrıya bir dua.
Üç küçük kelime ve bir soru:
Neden?



Beyond Redemption



---------------------------------------------------------------------------
-----
Ah, yaralarını görüyorum.
Onların nerden olduklarını biliyorum.
Şehvetlice kazınmış,
Ve sen ölüp gidene kadar kanıyor.

Bunların hepsini daha önce gördüm.
Güzellik ve ihtişamın birbirinden ayrıldığını.
Bu, Cennet siyaha ve Cehenem beyaza döndüğündeydi.
Doğrular çok yanlışa, yanlışlar çok doğruya döndüğünde.

Kalbini bir taşa çevirirken hisset onu.
Cesaretli kalbini delip geçerken hisset onu.
Şimdi kurtarılmanın ötesindesin.
Ve kimse seni düşerken yakalamayacak.

Ah, süründüğünü görüyorum.
Zar zor yürüyorsun.
Ve kollarını kocaman açarak,
Daha fazlası için yalvarmaya devam ediyorsun.

Daha önce orada bulundum,
Aynı kapıyı çalarken.
Bu, nefret sevgiye ve sevgi nefrete dönüştüğündeydi.
İnanç şüpheye ve şüphe inanca dönüştüğünde.

Kalbini bir taşa çevirirken hisset onu.
Cesaretli kalbini delip geçerken hisset onu.
Şimdi kurtarılmanın ötesindesin.
Ve kimse seni düşerken yakalamayacak.

Sweet Pandemonium



---------------------------------------------------------------------------
-----
Bugün, yarın çok uzak ve bekleyiş boşuna görünüyor.
Yarın´ın mezarındaki zinciri kopuk aşkın kör eden ışığında olmak o kadar tehlikesiz ki.

Ruhları özgür bırakacak gerçek,
Tatlı Cehennem´in içinde gömülü.
Kuşku tarafından gizlenmiş bir şekilde,
Bulmaca, tatlı Cehennem´de üstü kapalı durur.

Bu kırılgan rüyada herşeyin değişmeden duracağından korkmuş.
Verilen sözlerin paramparça olmuş kalıntılarından utanmış.

Ruhları özgür bırakacak gerçek,
Tatlı Cehennem´in içinde gömülü.
Kuşku tarafından gizlenmiş bir şekilde,
Bulmaca, tatlı Cehennem´de üstü kapalı durur.

Öfke ve keder tarafından kurutulmuş,
Kıskançlık ve aç gözlülük tarafından telaşlandırılmış sır,
Bir kurtuluş için ağlar.
Berraklık, tatlı Cehennem´in derinliklerinde saklı.



Soul On Fire



---------------------------------------------------------------------------
-----
Bütün ruhları baştan çıkarmış bir alev var.
Kimse onun, nazik acı-dokunuşundan korunaklı değil.
Ve o hergün, mezarın güzelliğini kutlamak için,
Yeni köleler arıyor.

Yaşayan ölüler gibiyiz.
Donmuş bir kalp ve yanan bir ruh için,
Herşeyimizi feda ediyoruz.
Yaşayan ölüler gibiyiz:
Donmuş bir kalp ve yanan bir ruhla,
Kurtuluş için can atan.

Ve yeniden, rezillik için düşüyoruz.
Ve nefret bizi yağmurdan koruyacak.
Utancın kutsal kalbi tarafından esir edildik.
Ve günün ışığı tarafından nazikçe tecavüze uğradık.

Yaşayan ölüler gibiyiz.
Donmuş bir kalp ve yanan bir ruh için,
Herşeyimizi feda ediyoruz.
Yaşayan ölüler gibiyiz:
Donmuş bir kalp ve yanan bir ruhla,
Kurtuluş için can atan.

Bizim ilahi umutsuzluğumuza bağımlı,
Taşıdığımız haçın zehri,
"Suç", bizi ölüme kadar takip edecek.





The Sacrement



---------------------------------------------------------------------------
-----
Buradan çok uzakta nefes aldığını duyarım.
Dokunuşunu çok yakın ve çok gerçek bir şekilde hissederim.

Ve biliyorum, benim kilisem gümüşten yada altından değil.
Onun ihtişamı, ruhların yargılarının ötesinde yatar.
Emirler, teselli ve içtenliğin emirleridir.

Biliyorsun, ilahi düşümüz başarısız olmayacak.
Tapınak, hassas ve çok kırılgan.
Aşkın kutsayışı,
İçtenliğin kutsayışı gerçektir.
Kutsayış sensin.

Buradan çok uzakta ağladığını duyarım.
Sanki yanımdaymışsın gibi, gözyaşlarını tadarım.

Ve biliyorum, benim zayıf dualarım yeterli değil.
Kadim yaralar çok derin ve çok aziz.
Kin ve korkunun vahyi.

Biliyorsun, ilahi düşümüz başarısız olmayacak.
Tapınak, hassas ve çok kırılgan.
Aşkın kutsayışı,
İçtenliğin kutsayışı gerçektir.
Kutsayış sensin.




This Fortress Of Tears



---------------------------------------------------------------------------
-----
Bu Cennetsel güvendelikte,
Şu an kimse seni incitemez.
İçinde boğulduğun bu zerafetten,
Şu an kimse seni kurtaramaz.

Sadece aşağı giden yolda nefesini tut.

Korkularımdan inşa ettiğim,
Bu gözyaşı kalesi, senin için.
Bu kale yıkılmayacak,
Onu sağlam yaptım, senin için.

Kalbinin etrafındaki zincirlerden,
Şu an kimse seni kurtaramaz.
Şimdi korkma,
Sadece bu boşluğa dal.

Ve aşağı giden yolda nefesini tut.

Korkularımdan inşa ettiğim,
Bu gözyaşı kalesi, senin için.
Bu kale yıkılmayacak,
Onu sağlam yaptım, senin için.



Circle Of Fear



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kalp ağrısı kapısını çalıyor.
Gölgeler, penceresinin dışında dans ediyor.
Etrafındaki dünya un ufak olurken,
Gözyaşları yere düşüp duruyor.

Eğer onu kurtarmak istiyorsan,
Önce kendini kurtarmalısın.
Onu acıdan azad etmek istiyorsan,
Bunu kendi acınla yapma.
Eğer onun gülüşünü tekrar görmek istiyorsan,
Korktuğunu ona belli etme.
Çünkü senin korku döngün, onunla aynı.

Aşk bir mezar kadar soğuk olabilr:
Sonsuz acıya tek gidişlik bir bilet,
Nazik nefretin bir imparatorluğu,
Yarınsız bir bugün.

Eğer onu kurtarmak istiyorsan,
Önce kendini kurtarmalısın.
Onu acıdan azad etmek istiyorsan,
Bunu kendi acınla yapma.
Eğer onun gülüşünü tekrar görmek istiyorsan,
Korktuğunu ona belli etme.
Çünkü senin korku döngün, onunla aynı.

Bu, pişmanlığın döngüsü,
Nefretin döngüsü,
Ölümün döngüsü,
Korku döngün, bunlarla aynı.



Endless Dark



---------------------------------------------------------------------------
-----
Zarifliğin kapılarından, senin ve benim üzerime,
Yumuşakça ışık parlıyor:
Huzursuz kalplerimizi aldatıyor.
Titreşen bir alev, çok sakin,
Geceyi yutuyor, ve sıkı sıkıya tutunduğumuz,
Korkuyu görmemizi sağlıyor.

Ama nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren,
Ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Tanrılarından uzağa.

Gömülmüş ateşin kapılarından,
Yalnız bir ışık parlıyor üzerine:
Aşkınla besleniyor.
Zalimlik ve nezaketin kucaklaşmasından beni alıkoyan,
Bu zayıf Cehennem:
Artık ruhumu kurtarmıyor.

Ama nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren,
Ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Tanrılarından uzağa.

Ve nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Üzerine parlayıp, yanan kalbini ehlileştiren,
Gerçeğimi, tam kollarına gömen,
Sahipsiz mezarımıza tapan tanrılarından uzağa.




The Path



---------------------------------------------------------------------------
-----
Benim bu bitmeyen patikamdan, geri dönüş yok:
İblis ve siyah, gözlerimin önünde duruyor.
Cehenneme ve geri dönüşe doğru, bana birkez daha yol gösterecek.
Zerafete düşüp kalkarken, sahip olduğum tek şey bu patika.

Neden zamanın yanımızdan geçip gittiğine bir sebep arayarak,
Ölen ışığın bahçelerinden yürürüm,
Ve gece kadar derin ve karanlık nehirlerden geçerim.

Kalbine giden yolumda attığım her adımda, ve tutmadığım her sözde
Kendimi daha az tanırım.
Affedilmek için sayısız defa dua ettim,
Ama tanrılar suratıma güldüler sadece.
Ve bu patika,
Beni ıssızlığa götürmeye devam eder.

Eve dönen yolumda, karanlığın içini görürüm.
Yolculuk sonsuz gibi görünüyor, ama devam edeceğim.
Gölgeler yükselecekler ve düşecekler:
Ve gecemiz, şafak içinde boğulacak.

Tüm gözyaşlarının arasında,
Tüm meleklerin kıskanç bir şarkıyla selamladığı bir gülücük var.
Yabancının gözlerine bir bakış, ve nereye ait olduğumu bilirim.

Ve patika uzar gider.



Love's Requiem



---------------------------------------------------------------------------
-----
Şaşkınlık kalplerimizin etrafında sabırsızca kıvranır.
Karanlığı aydınlatan ve bizi savaşımızın zincirlerinden,
Ve bir zamanlar "aşk" dediğimiz acıdan,
Bizi özgür bırakan ışığı kurutur.

Şüphenin zehri aklımızı köle eder, ve kanarız.
Bizi kör eden, ve kaybolanların, yeniden sevene kadar
Güvende olduğu yerde: nefretin kırmızı kanatları altında,
Yok olan "güven" i terk ederiz.

Karanlığın kalbi, seni orada bulma umuduydu.
Ve bu umut aşkımızın ilahisi olacak.

Umudumuz tükenmiş bir biçimde Şeytan´a dua ederiz.
Sorular yanıtlandı. Ve aşktan ızdırap çektiğimize emin olana kadar,
Ağlamamaya çalışırız.

Düşlerimizin zindanında çok zayıfızdır.
Tutmamak için verilmiş söz, hala uykularımıza dadanır:
Ve biz, yine aşk için ölmekten korkarak,
Gözlerimizi açmayacağız.

Karanlığın kalbi, seni orada bulma umuduydu.
Ve bu umut aşkımızın ilahisi olacak.

Aradığımız kurtuluş,
Yalnız ve korkmuş bir şekilde,
Ve yanında aşkımızın öleceği yemini ile,
Karanlığın kalbinde bizi bekliyor olacak.

Ve şimdi, sevgili aşkımızın,
Zincirlerinden kurtulduğumuza göre:
Kayboldum.
O kadar kayboldum ki.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Cuma Kas. 30, 2007 9:32 pm

Deep Shadows And Brilliant Highlights ALBÜMÜ



Salt In Our Wounds



---------------------------------------------------------------------------
-----
İşte buradayız.
Durgunluğun kalbimizi,
Yatıştırmasını bekliyoruz,
Aşkın girdabında.

İşte buradayız.
Ve nasıl durduracağımızı bilmiyoruz.
Bunların hepsine bir son vermesi için,
Savaşı bekliyoruz.

Aşk çıldırmış bebeğim:
Biz de.
O kalplerimizin küçük mezarı,
Ve yaralarımızdaki tuz.

İşte buradayız,
Tam başladığımız yerde.
Açılmış kollarla,
Tatlı sevgiyi bekliyoruz.

İşte buradayız,
Daha önce olduğu gibi.
Bu narin fırtınanın,
İçtenliğini bekliyoruz.

Aşk çıldırmış bebeğim:
Biz de.
O kalplerimizin küçük mezarı,
Ve yaralarımızdaki tuz.


Heartache Every Moment



---------------------------------------------------------------------------
-----
Alaylı sözlerden, küllere.
Ve tutkudan, toza.
Senin en tatlı işkencenin içinde kayboldum.
Ve hiç bir Cennet bize yardım edemez.

Çok ölümcül,
Ve çok yıpranmış bir öpücük için,
Her şeyimizi kaybetmeye,
Hazır, istekli ve kapasiteliyiz.

Ah, başlangıçtan sona kadar,
Her dakika kalp sancısı.
Seninle her dakika,
Kalp sancısı.

Kırılgan ruhlarımızın,
Cennetsel azabın derinliklerine düştüğü,
Her dakika kalp sancısı seninle bebeğim.

Ve tehlikeyi hissederiz,
Ama pes etmek istemeyiz.
Çünkü tanrının azabı olmaksızın,
Bir meleğin gülümseyişi yoktur.

Ah, başlangıçtan sona kadar,
Her dakika kalp sancısı.
Seninle her dakika,
Kalp sancısı.

Kırılgan ruhlarımızın,
Cennetsel azabın derinliklerine düştüğü,
Her dakika kalp sancısı seninle bebeğim.

Lose You Tonight



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kaçma,
Sensiz yaşayamam.
Lütfen kal,
Ve seni doğru sevmeyi öğreneyim.

Senin için bekliyordum,
Tüm hayatım boyunca bekliyordum.
Senin için ağlıyordum,
Bunca zaman boyunca senin için ölüyordum.
Senin için bekliyordum,
Tüm hayatım boyunca bekliyordum.
Ve seni,
Bu gece kaybetmeyeceğim.

Kaçma,
Asla seni incitmek istemedim.
Lütfen kal,
Ve sana doğru davranmayı öğreneyim.

Senin için bekliyordum,
Tüm hayatım boyunca bekliyordum.
Senin için ağlıyordum,
Bunca zaman boyunca senin için ölüyordum.
Senin için bekliyordum,
Tüm hayatım boyunca bekliyordum.
Ve seni,
Bu gece kaybetmeyeceğim.



In Joy And Sorrow



---------------------------------------------------------------------------
-----
Ah bebeğim, biz aynıyız:
Genciz ve kaybolmuşuz, ve çok korkuyoruz.
Acı için çare yok,
Yağmurdan saklanacak yer yok.
Tüm dualarımız boşa çıktı gibi görünüyor.

İyi günde ve kötü günde, evim senin kollarındadır,
Bu yalan dünyada.
Bu kalbimi kırıyor.

Ah bebeğim, biz aynıyız:
Güçlüyüz ve kutsalız, ve çok cesuruz.
Kurtarılacak ruhlarla,
Ve yeniden kazanılmış inançla birlikte,
Tüm göz yaşlarımız akıp gidiyor.

İyi günde ve kötü günde, evim senin kollarındadır,
Bu yalan dünyada.
Bu kalbimi kırıyor.



Pretending



---------------------------------------------------------------------------
-----
Aşk, ehlileştirilemeyen bir alevdir.
Ve biz onun gönüllü avlarıyız, aşkım,
Suçlanması gereken kişiler biz değiliz.

"Güven" her aşığın bildiği bir kelimedir:
Ruhları kirletmenin muhteşem sanatı, aşkım,
Suçlanması gereken kişiler biz değiliz.

Ne kadar sahipsek, o kadar çok isteriz.
Ve bu kalbimizi bir o kadar fazla acıtır, aşkım,
Bu herzaman göz yaşıyla biter.

O yüzden seviyormuş gibi yapmaya devam et,
Cennetimiz beklemeye değer.
Seviyormuş gibi yapmaya devam et, bunda birşey yok.
O yüzden seviyormuş gibi yapmaya devam et,
Bu bütün hasretlerimizin sonu olacak.
Seviyormuş gibi yapmaya devam et,
Bunda birşey yok.

Kuşkular yükseldiğinde, oyun başlar:
Asla kazanamayacağımız oyun, bebeğim,
Bu her zaman göz yaşıyla biter.

O yüzden seviyormuş gibi yapmaya devam et,
Cennetimiz beklemeye değer.
Seviyormuş gibi yapmaya devam et, bunda birşey yok.
O yüzden seviyormuş gibi yapmaya devam et,
Bu bütün hasretlerimizin sonu olacak.
Seviyormuş gibi yapmaya devam et,
Bunda birşey yok.

Aşk, ehlileştirilemeyen bir alevdir.
Ve biz onun gönüllü avlarıyız, aşkım,
Suçlanması gereken kişiler biz değiliz.



Close To The Flame



---------------------------------------------------------------------------
-----
Öpücük, en tatlı.
Ve dokunuş, çok içten.
Gülümseyiş, en şefkatli.
Bu çok soğuk ve çok sert dünyada.

Parlak yanan ateşe,
Çok yakın.
O asla sönmeyecek,
Ve bizi yalnız bırakmayacak.

Kollar, en güvenli.
Ve kelimeler, hepsi güzel.
İnanç, en derin.
Bu çok soğuk ve çok sert dünyada.

Parlak yanan ateşe,
Çok yakın.
O asla sönmeyecek,
Ve bizi yalnız bırakmayacak.

You Are The One



---------------------------------------------------------------------------
-----
Hayır, teslim olmayacağım,
Ne olursa olsun.
Sen çok tatlı ve çok hassas bir şeysin.
Kalbimden bir şeysin.

Evet! Kötü yüzümü de gösterdim,
İyi yüzümü de.
Sadece inan bana hayatım:
Senin peşini bırakmayacağım.

Sen "o" sun.
Ve hiç pişmanlığım yok.
Sen "o" sun.
Ve hiç pişmanlığım yok.

Kendi payımıza düşen talihsizliği yaşadık,
Efkarımızı yaşadık.
Ve Tanrı bizim tarafımızda değil,
Evet bu doğru.

Ama sen ikimizin güzelliğini,
Unutmaya devam ediyorsun.
Bunu senin ve benim elimden,
Alacak kimse yok.

Sen "o" sun.
Ve hiç pişmanlığım yok.
Sen "o" sun.
Ve hiç pişmanlığım yok.

Don't Let Go



---------------------------------------------------------------------------
-----
Ayrı yönlere sürükleniyoruz,
Ama bilmeni istiyorum ki,
Her neredeysen, oraya aidim.

Aşk, şarkımızı söylüyor,
Ama biz beraber söylemeyi beceremiyoruz.
Her nereye gidersen, takip edeceğim.

Oyüzden lütfen yapma,
Lütfen boşlama.
Çünkü eğer sen boşlamazsan, bende boşlamayacağım
Oyüzden lütfen yapma,
Lütfen boşlama.
Çünkü eğer sen boşlamazsan, bende boşlamayacağım

Güçlü olmaya çalışıyorsun,
Ama her zaman çok yalnızsın.
Her ne yaparsam, yanlış yapıyorum.

Ölüm şarkımızı söylüyor,
Ve biz can atarak beraber söylüyoruz.
Her ne yaparsan, tapacağım.

O yüzden lütfen yapma,
Lütfen boşlama.
Çünkü eğer sen boşlamazsan, bende boşlamayacağım
Oyüzden lütfen yapma,
Lütfen boşlama.
Çünkü eğer sen boşlamazsan, bende boşlamayacağım.

Hayatı boşlama,
Aşkı boşlama,
Sahip olduğumuz onca şeyi boşlama.

Güveni boşlama,
Tutkuyu boşlama,
Paylaştığımız onca şeyi boşlama.

O yüzden lütfen yapma,
Lütfen boşlama.
Çünkü eğer sen boşlamazsan, bende boşlamayacağım
Oyüzden lütfen yapma,
Lütfen boşlama.
Çünkü eğer sen boşlamazsan, bende boşlamayacağım.

Beautiful



---------------------------------------------------------------------------
-----
Gözlerine sadece bir bakış,
Bir bakış, ve ağlıyorum.
Çünkü o kadar güzelsin ki.

Sadece bir öpücük, ve canlanıyorum,
Bir öpücük, ve ölmeye hazırım.
Çünkü o kadar güzelsin ki.

Sadece bir dokunuş, ve yanıyorum,
Bir dokunuş, ve ağlıyorum.
Çünkü o kadar güzelsin ki.

Sadece bir gülüş, ve vahşiyim,
Bir gülüş, ve ölmeye hazırım.
Çünkü o kadar güzelsin ki.

In Love And Lonely



---------------------------------------------------------------------------
-----
Aşık ve yalnız.
Alık ve yalnız.

Sadece ağladığını görmek için,
Seninle değilim bebeğim.
Ben sana aşığım,
Gözündeki yaşlara değil.

En son ne zaman güldüğünü,
Hatırlayamıyorum.
Ah, nasıl bir his olduğunu biliyorum,
Neye benzediğini biliyorum:

Aşık ve yalnız olmanın.
Aşık ve yalnız.

Ne yapacağımı bilmiyorum bebeğim.
Olması gereken bu değil.
Bu "son" olamaz!
Bu "hoşçakal" denilecek zaman olamaz.

Hayır bu kadar kolay çekip gitmeyeceğim,
Bunca zamandan sonra.
Ah, nasıl bir his olduğunu biliyorsun,
Neye benzediğini biliyorsun:

Aşık ve yalnız olmanın.
Aşık ve yalnız.



Don't Close Your Heart



---------------------------------------------------------------------------
-----
Yalnız olduğun,
Ve nefes almaktan yorulduğun,
Kalplerin taşa dönmeye mecbur olduğu bu zalim dünyada,
Kendi başına olmanın nasıl bir his olduğunu biliyorum.

Her şey ters gidiyor,
Ve sen artık acıya katlanamıyorsun.
Bir şeye inanmak için çok hissizsin,
Herhangi birşeye.

Bebeğim, sadece kalbini kapatma.
Bebeğim, sadece kalbini kapatma.
Bebeğim, sadece kalbini kapatma.
Aşkım, beni yüz üstü bırakma.

Terketmenin ne kadar kolay olduğunu biliyorum,
Kapında pusuda olan umutsuzluğa teslim olmanın,
Ruhunu ve tüm duygularını kaybetmenin.
Tamamen güçsüz.

Ve söylenmemiş çok şey kaldı,
Ve gerçekleşmemiş vaadler.
Değer vermeyi bıraktın,
Çünkü hepsi boşuna.

Bebeğim, sadece kalbini kapatma.
Bebeğim, sadece kalbini kapatma.
Bebeğim, sadece kalbini kapatma.
Aşkım, beni yüz üstü bırakma.


Love You Like I Do



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kalbimde, utancı taşıyorum.
Hiç bir dua acıyı hafifletemez.

Kimse seni sevmeyecek,
Kimse seni benim gibi sevmeyecek.
Kimse seni sevmeyecek:
Benim kadar.

Ve hiç kaçış yok,
Sadece sayısız hatalar.

Kimse seni sevmeyecek,
Kimse seni benim gibi sevmeyecek.
Kimse seni sevmeyecek:
Benim kadar.

Asla eskisi gibi olmayacak.
Güvenin yok oluşuna tanık ol.

Kimse seni sevmeyecek,
Kimse seni benim gibi sevmeyecek.
Kimse seni sevmeyecek:
Benim kadar.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Cuma Kas. 30, 2007 9:33 pm

Razorblade Romance ALBÜMÜ

I Love You (Prelude To Tragedy)



---------------------------------------------------------------------------
-----
Bunu gözlerinde görüyorum.
Bunu dokunuşunda hissediyorum.
Bunu dudaklarından tadıyorum:
Ve seni daha çok seviyorum.

Görmüyor musun sevgilim?
Nekadar çok çabalarsam,
Birbirimizden okadar çok koptuğumuzu?
Lütfen inan bana.
Öpücük nekadar tatlıysa,
Sarılışın o kadar soğuyor.
Ve kalbin o kadar soğuyor:
Ve seni daha çok seviyorum.

Bunu gözlerinde görüyorum.
Bunu dokunuşunda hissediyorum.
Bunu dudaklarından tadıyorum:
Ve seni daha çok seviyorum.

Ve sen kalbimdesin sevgilim.
Ne kadar yaklaşırsam,
Aşktan o kadar kopuyorsun.
Bunu hissetmiyormusun?
Ne kadar soğuk dokunursan,
O kadar çok azıyorum,
Ve kalbim bir o kadar hızlı atmaya başlıyor:
Ve seni daha çok seviyorum.

Bunu gözlerinde görüyorum.
Bunu dokunuşunda hissediyorum.
Bunu dudaklarından tadıyorum:
Ve seni daha çok seviyorum.



Poison Girl



---------------------------------------------------------------------------
-----
Her şeyi onun için yaptım.
Her şeyi onun için yaptım!
Ve aşkın kalbi ölü,
Benim için ve zehir-kızım için.

İçindeki Şeytan onun tam kalbine doğru sürünürken,
O, aşkın zalimliğine bir avdı.

Daha önce hiç olmadığı kadar birbirimizden koparken,
Öpücük en soğuk oldu, aşk var olmayı kesti.

Her şeyi onun için yaptım.
Her şeyi onun için yaptım!
Ve aşk bizi ölü istiyor.
Sadece beni ve zehir-kızımı.

Her şeyi onun için yaptım.
Her şeyi onun için yaptım!
Ve aşkın kalbi ölü,
Benim için ve zehir-kızım için.

İçindeki zehir kalbine ulaştığında,
Gözlerindeki ateş büyüdü, azaldı ve söndü.

Ve daha önce hiç olmadığı kadar birbirimizden koparken,
Öpücük en soğuk oldu, inanç var olmayı kesti.

Her şeyi onun için yaptım.
Her şeyi onun için yaptım!
Ve aşk bizi ölü istiyor.
Sadece beni ve zehir-kızımı.

Her şeyi onun için yaptım.
Her şeyi onun için yaptım!
Ve aşkın kalbi ölü,
Benim için ve zehir-kızım için.

Ve dudaklarındaki zehrin tadı, bir mezarınki idi.




Join Me



---------------------------------------------------------------------------
-----
Çok genciz,
Hayatlarımız daha yeni başladı.
Ama daha şimdiden,
Bu dünyadan kaçmayı düşünüyoruz.

Ve bu anın gelmesi için,
O kadar uzun süre bekledik ki.
Beraber olmaya o kadar hevesliyiz ki,
Ölümde beraber olmaya.

Bu gece aşk için ölmeyecek misin?
(bebeğim, ölümde bana katıl)
Ölmeyecek misin?
(bebeğim, ölümde bana katıl)
Bu gece aşk için ölmeyecek misin?
Bebeğim, ölümde bana katıl.

Bu dünya çok zalim bir yer,
Ve burada sadece kaybetmek için bulunuyoruz.
Öyleyse hayat bizi birbirimizden ayırmadan,
Ölümün beni seninle kutsamasına izin ver.

Bu gece aşk için ölmeyecek misin?
(bebeğim, ölümde bana katıl)
Ölmeyecek misin?
(bebeğim, ölümde bana katıl)
Bu gece aşk için ölmeyecek misin?
Bebeğim, ölümde bana katıl.

Bu hayat, yaşanmayı haketmiyor.

Right Here In My Arms



---------------------------------------------------------------------------
-----
Sanki Cennet dünyaya inmiş gibi gülümsüyor.
Ve üzerine güneş o kadar parlak parlıyor ki.
Ve tüm dilekleri sonunda gerçek oldu.
Ve kalbi ağlıyor. Çünkü mutluluk onu öldürüyor.
Doğru, o aşık.

Tam kollarımın içinde olacak:
Yani aşkın içinde.
Tam kollarımın içinde olacak.
Kaçamaz.

Çok çabalıyor,
Ama kalbi taşa dönmeyecek.
Ağlamaya devam ediyor,
Ama onu yalnız bırakmayacağım.
Asla yalnız olmayacak!

Tam kollarımın içinde olacak:
Yani aşkın içinde.
Tam kollarımın içinde olacak.
Kaçamaz.



Gone With The Sin



---------------------------------------------------------------------------
-----
Tenine aşığım, ah, okadar beyaz ki.
Dokunuşuna aşığım, buz kadar soğuk.
Ve ağladığın her damla göz yaşına aşığım.
Ben, hayatını kaybedişine aşığım.

Bebeğim, ne kadar güzelsin.
Sevgilim, tamamen kopup gitmişsin.
Günahla gittin bebeğim, ve güzelsin.
Günahla gittin sevgilim.

Gözlerindeki ayrılışa bayılıyorum.
Eskiden şarap kadar kırmızı olan dudaklarına tapıyorum.
İçime ürperti veren kokun için deli oluyorum.
Ben, hayatının kalmayışına aşığım.



Razorblade Kiss



---------------------------------------------------------------------------
-----
Paylaştığımız her öpücükten ölüm tadı alıyorum.
Gördüğümüz her gün batımı, sanki en sonuncusu gibi geliyor.
Tenimdeki nefesin, sonumuzun kokusuna sahip.
Göz yaşlarından sarhoşum, bebeğim acıttığını görmüyor musun?

Dokunduğumuz her an Cennet´e daha da yaklaşıyoruz.
Ve her gün doğumunda günahlarımız affediliyor.
Sen, tenimdesin, bu hayatın sonu olmalı.
Beni sevebilmenin tek yolu, beni tekrar acıtmaktır.
Tekrar, tekrar.

Aşkın, bir jilet öpücüğüdür.
Tatlı olan dudaklarındaki taddır.
Aşkın, bir jilet öpücüğüdür.
Tatlı olan dudaklarındaki taddır.

Sadece içeride özgürüm.
Bekleyişten sıkıldım.
Hayal etmeme izin vermelisin.
İçeride bebeğim.
Hissetmekten korkmuyorum.
Beni sevmeni istiyorum.
Çünkü sen "o" sun.
Çünkü sen "o" sun.
Çünkü sen "o" sun.

Aşkın, bir jilet öpücüğüdür.
Tatlı olan dudaklarındaki taddır.
Aşkın, bir jilet öpücüğüdür.
Tatlı olan dudaklarındaki taddır.

Bury Me Deep Inside Your Heart



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kollarında uyanmama izin ver.
"Bu doğru değil" deyişini duy.
Ölü ve hayattan çok uzağa,
Gitmiş olmama izin ver.
Gözlerimi kapat.
Beni sıkıca tut.
Ve beni kalbinin derinlerine göm.

Tek istediğim sendin, aşkım.
Sen.. Tek istediğim sensin, aşkım.
İstediğim tek şey sensin, sadece sensin.

Güneşi bir daha asla görmememe izin ver,
Ve gülümseyişini.
Ölü ve hayattan çok uzağa
Gitmiş olmamıza izin ver.
Sadece gözlerimi kapat.
Beni sıkıca tut.
Ve beni kalbinin derinlerine göm.

İstediğim tek şey sendin, aşkım.
Sen.. istediğim tek şey sensin, aşkım.
Tek istediğim sensin, sen, ah, aşkım.
Tek istediğim sensin, sen, aşkım.

Her zaman olan şey bu işte:
Kalbim sadece senin için, çarpmayı bırakıyor bebeğim.
Sadece senin aşkım.

Heaven Tonight



---------------------------------------------------------------------------
-----
Ellerini benimkinin içinde tutuyorum.
Ellerini tutuyorum , ve okadar yalnızsın ki.
Ah, çok yalnız.
Gözlerin ışıltısını kaybetmiş.
Gözlerin ışıltısını kaybetmiş, ve boşsun.
Ah Tanrım, o kadar boşsun ki.

(sana aşığım)
Bu gece benim Cennetimsin.
(sana aşığım)
Bu gece benim Cennetimsin.

Sakladığın kalbini bulmaya çalışıyorum.
Sakladığın kalbini bulmaya çalışıyorum, ama boşuna.
Ah, boşuna.
Ve sen hayattaki Cennetimsin,
Ve sen ölümdeki Cennetimsin, bebeğim.
Yaşam ve ölüm, aşkım.

(sana aşığım)
Bu gece benim Cennetimsin.
(sana aşığım)
Bu gece benim Cennetimsin.


Death Is In Love With Us



---------------------------------------------------------------------------
-----
Biliyorum çok acıtıyor.
Biliyorum korkmuşsun.
Biliyorum içindeki güven tükeniyor.
Ölmüş olmayı diliyorsun.

Zavallılığında,
Yalnız değilsin.
Hadi gel, göz yaşlarını paylaş benimle.
Ve her şeyin ters gitmesine şahit ol.

Bunu biliyorum ve bunu hissediyorum,
Aynı senin gibi talım.
Eğer ölüm bize aşıksa bu bizim hatamız değil.
Eğer Azrail kalplerimizi tutuyorsa, bu bizim hatamız değil.

41+66.6= kaybımız.
Sadece ölüp gitmek için nefes alıyoruz,
Sadece yakalanmak için kaçıyoruz.

Aşkın yalanları kutsal olduğunda,
Aşkın ışığı lanetlidir.
Sadece en iyiden kork,
Ve en kötüsü için umut et.

Bunu biliyorum ve bunu hissediyorum,
Aynı senin gibi talım.
Eğer ölüm bize aşıksa bu bizim hatamız değil.
Eğer Azrail kalplerimizi tutuyorsa, bu bizim hatamız değil.

Resurrection



---------------------------------------------------------------------------
-----
Bir zamanlar,
Hayatımı senin içine üfleyebilirdim.
Birer birer,
Solgun parmakların hareket etmeye başlardı.

Ve yüzüne dokundum,
Ve bütün hayat silindi.
(gözden düşen)
Bir melek gibi gülümsedin.

Dokunduğumuz andan itibaren,
Bu aşkın köleleri olduk.
Ve bu dirilişin daha fazlası için,
Yalvarmaya devam ettik.

Bir zamanlar soğuk olan parmak uçlarınla,
Dudaklarımı öptün.
Bana doğru uzandın,
Ve ah, nasıl da kaçırdın.

Yüzüme dokundun,
Ve bütün hayat silindi.
(gözden düşen)
Bir melek gibi gülümsedin.

Dokunduğumuz andan itibaren,
Bu aşkın köleleri olduk.
Ve bu dirilişin daha fazlası için,
Yalvarmaya devam ettik.

One Last Time



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kalplerimizin, sürekli ölen yalanların tüm güzelliği,
İçindeki aşk tarafından,
Kırılmak için yaratıldığına inanmak,
Bu kadar zor mu?

Sevgilim, sonu gelmeyen,
Ağlayışlarımızın içindeki,
Tatlı Cennet´i hissetmeyecek misin?

Ah, en azından son bir kez,
Deneyebilirdin.

İçinde yandığımız alevlerin,
Ne kadar parlak olduğuna hiç şaşırdın mı?
İçimizde taşıdığımız,
Trajedilere hiç gülümsedin mi?

Sevgilim, seni ve beni hayatta tutan,
Yaşama korkusuna,
Şefkat göstermeyecek misin?

Ah, en azından son bir kez,
Deneyebilirdin.
Bu "son kez",
Güzel olabilirdi.

The 9th Circle



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kalplerimizin kırılmak için yaratıldığına inanmak bu kadar zor mu?
Sürekli olarak yalan söyleyen aşkın güzelliğini göremiyor musun?
Kalplerimizin yırtılıp açılmasını istemiyor musun?
Sonu gelmeyen ağlayışlarımızın içindeki Cennet´i görmeyecek misin?

Ah, en azından deneyebilirdin.
İzin ver daha yakın olayım.
Bu "son kez",
Kollarına düşmeme izin ver.

Her şey güzel olabilirdi.
Birbirimizden soğumamıza izin verme.
Bu "son kez",
Kalbine yakın olmama izin ver.

İçinde yandığımız alevlerin ne kadar parlak olduğuna hiç şaşırdın mı?
Derinlerimize kilitlediğimiz trajedilere hiç gülümsedin mi?
Sonumuzun, başlangıcımızın sınırında olması seni tedirgin etmedi mi?
Bizi hayatta tutan yaşama korkuna şefkat göstermeyecek misin?

Ah, en azından deneyebilirdin.
İzin ver daha yakın olayım.
Bu "son kez",
Kollarına düşmeme izin ver.

Her şey güzel olabilirdi.
Birbirimizden soğumamıza izin verme.
Bu "son kez",
Kalbine yakın olmama izin ver.




Ç.N: The 9th Circle (9 uncu çember) Dante'nin 14.233 dizeli bir şiiri olan ve içinde Cennet, Cehennem ve Araf tasvirlerini barındıran "La Divina Commedia (ilahi komedya)" isimli eserindeki "Cehennem" in en alt katıdır. Huni şeklinde tasvir edilen bu Cehennem, dünya yüzeyinden derinlere doğru iner. İndikçe daralır. 9 uncu çemberde Şeytan barınır. Ve bu çember buzla kaplıdır, burada buzun yakıcılığı alevden daha keskindir.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Cuma Kas. 30, 2007 9:33 pm

Greatest Lovesongs,Volume.666 ALBÜMÜ


For You



---------------------------------------------------------------------------
-----
Aşkının zerafetinde kıvranıyorum, acı içinde.
Seni 666 şekilde seviyorum, ve umarım sende aynı şekilde hissediyorsundur.

Ben senin içinim.
Ben senin içinim.

Aşkın için kendimi öldürüyorum, ve yine hepsi kayıp.
Seni 777 şekilde seviyorum, ölümüm bizi ayırana kadar.

Ben senin içinim - ve aşkın için ölüyorum.
Ben senin içinim – ve Cennetim sen neredeysen orasıdır.

Seni 666 şekilde seviyorum, ve Cennetim sen neredeysen oradadır.

Senin için buradayım.
Senin için buradayım.


Your Sweet Six Six Six



---------------------------------------------------------------------------
-----
Bilmen gereken şeyler var:
Aramızdaki mesafe büyüyor gibi görünüyor.
Ama çok sıkı tutunuyorsun.
Ah, bırakması ne kadar zor, bırakması çok zor.

Senin çağrını bekliyorum,
Ve senin 666´nı kalbime almak için hazırım.
Dokunuşuna özlem duyuyorum,
Ve senin tatlı 666´nı kalbimde karşılıyorum.

Sana olan inancımı kaybediyorum.
Sen bunun gerçek olmasını istemiyorsun.
Ama yapabileceğin hiçbirşey yok.
Yapabileceğin hiçbirşey yok – Evet, sana olan inancımı kaybettim.

Senin çağrını bekliyorum,
Ve senin 666´nı kalbime almak için hazırım.
Dokunuşuna özlem duyuyorum,
Ve senin tatlı 666´nı kalbimde karşılıyorum.

Yavaşça yok olan aşkı,
Ne kadar beklemeliyiz?
Biliyorum artık çok geç.
Ah tanrım, çok yalnızsın.

Senin çağrını bekliyorum,
Ve senin 666´nı kalbime almak için hazırım.
Dokunuşuna özlem duyuyorum,
Ve senin tatlı 666´nı kalbimde karşılıyorum.

Wicked Game



---------------------------------------------------------------------------
-----
Dünya yanıyordu, ve senin dışında kimse beni kurtaramazdı.
Arzunun, aptal insanlara yaptırabilecekleri çok garip.
Senin gibi birine ihtiyacım olabileceğini hiç hayal etmemiştim.
Ve senin gibi birine ihtiyacım olabileceğini hiç hayal etmemiştim.

Hayır, aşık olmak istemiyorum.
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Hayır, aşık olmak istemiyorum,
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Sana..

Oynanmak için ne kadar fena bi oyun:
Kendimi böyle hissettirmen.
Yapılmak için ne kadar fena bir şey:
Seni hayal etmeme izin vermen.

Söylenmek için ne kadar fena bir şey:
Hiç böyle hissetmemen.
Yapılmak için ne kadar fena bir şey:
Seni hayal etmemi sağlaman.

Hayır, aşık olmak istemiyorum.
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Hayır, aşık olmak istemiyorum,
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Sana..

Dünya yanıyordu, ve senin dışında kimse beni kurtaramazdı.
Arzunun, aptal insanlara yaptırabilecekleri çok garip.
Hayır! Ve senin gibi birine aşık olabileceğimi hiç hayal etmemiştim.
Senin gibi birini kaybedebileceğimi asla hayal etmeyeceğim, hayır!

Şimdi, aşık olmak istiyorum.
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Şimdi, aşık olmak istiyorum,
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Sana..


Mesaj: #1The Heartless



---------------------------------------------------------------------------
-----
Acın aşk değil.

Görmüyor musun? O(he) kalpsiz.
Acın aşk değil.
İşleri çok ileri götürüyor,
Bunun yanlış olduğunu bilmiyor musun?
Siz benim için teksiniz bayan.
Teksiniz.
Sadece kalbimin içini görebilseydin,
Her şeyin kaybolmadığını bilirdin.

Zamanın azalıyor,
Ve sen hala aklını başına toplamadın.
Görmüyor musun? O(he) kalpsiz!
Ve sen milyonda bir..

O(he) kalpsiz!

Göremiyor musun? O(he) kalpsiz.
Acın asla aşk olamayacak.
Ne kadar uğraştığının önemi yok,
Sana her şey kayıp.

O(he) kalpsiz..


It's All Tears (Drown In This Love)



---------------------------------------------------------------------------
-----
Kollarını aç, ve izin ver sana aşkın nasıl birşey olabileceğini göstereyim.
Bu hep gözyaşı, ve zamanın sonuna kadar da böyle olacak.
Daha da yaklaş aşkım,
Kalbini sökmeme izin verecek misin?
Şimdi hiç umut kalmadığına göre, bu aşkta boğul!

Aşkımda boğulmanı bekliyorum.
(öyleyse kollarını aç)
Kollarını açmanı bekliyorum.
(ve bu aşkta boğul)

Evet aşkım.. Sonunda kahkahaların göz yaşlarına dönüştü,
Ve sen "son" un yaklaşıyor olmasına rağmen, daha fazlası için yalvarıyorsun.
Daha da yaklaş aşkım,
En duygusal şekilde ırzına geçeceğim, sen bu aşkta boğuluncaya dek.

Aşkımda boğulmanı bekliyorum.
(öyleyse kollarını aç)
Kollarını açmanı bekliyorum.
(ve bu aşkta boğul)



When Love And Death Embrace



---------------------------------------------------------------------------
-----
Sana aşığım,
Ve bu kalbimi parçalıyor.
Tek istediğim,
Beni kollarına alman.

Aşk ve ölüm kucaklaştığında.

Seni seviyorum,
Ve kalbimi parçalıyorsun.
Sana ihtiyacım var.
Lütfen beni kollarına al.

Aşk ve ölüm kucaklaştığında.



The Beginning Of The End



---------------------------------------------------------------------------
-----
Dünyan, sonuna yaklaşıyor.
Ama korkmana gerek yok – senin için buradayım.

Mutluluğunu yarına sakla,
Ve bugün, senin göz yaşlarında boğulalım.
Bugün, bir damla kanının tadı şarap gibi.

Daha da yaklaş hayatım.
Bu sadece sonun başlangıcı – evet senin için buradayım.

Mutluluğunu yarına sakla,
Ve bugün, senin göz yaşlarında boğulalım.
Bugün, bir damla kanının tadı şarap gibi.

Çünkü seni o kadar çok seviyorum ki..


(Don't Fear) The Reaper



---------------------------------------------------------------------------
-----
Zamanlarımızın tümü geldi.
Burada, ama şimdi gittiler.
Mevsimler Azrail´i korkutmaz,
Ne rüzgar, ne güneş, ne de yağmur.
Biz de onlar gibi olabiliriz.

Haydi bebeğim. (Azrail´den korkma)
Bebeğim elimi tut. (Azrail´den korkma)
Uçabileceğiz. (Azrail´den korkma)
Senin erkeğinim bebeğim.

Sevgililer günü bitti.
Burada, ama şimdi gittiler.
Romeo ve Juliet,
Sonsuza kadar beraberler.
Romeo ve Juliet.

Her gün 40,000 erkek ve kadın. (Romeo ve Juliet gibi)
Her gün 40,000 erkek ve kadın. (mutluluğu yeniden tanımla)
Her gün bir 40,000 daha. (bizde onlar gibi olabiliriz)

Haydi bebeğim. (Azrail´den korkma)
Bebeğim elimi tut. (Azrail´den korkma)
Uçabileceğiz. (Azrail´den korkma)
Senin erkeğinim bebeğim.

İkinin aşkı birdir.
Burada, ama şimdi gittiler.
Mutsuzluğun son gecesi geldi.
Ve onun(she) devam edemeyeceği barizdi.
Derken kapı açıldı ve rüzgar belirdi.
Mumlar söndü ve sonra yok oldu.
Perdeler uçuştu ve sonra o(he) belirdi:
"Korkma" diyerek.

Haydi bebeğim. (ve hiç korkusu yoktu(she))
Ve ona koştu(she). (ve uçmaya başladılar)
Arkaya doğru baktılar ve "hoşçakal" dediler. (onlar gibi oldu(she))
Onun(he) elini tuttu. (onlar gibi oldu(she))

Haydi bebeğim. (Azrail´den korkma)

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 29
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Cuma Kas. 30, 2007 9:34 pm

666 Ways To Love Prologue ALBÜMÜ


Dark Secret Love



---------------------------------------------------------------------------
-----
Bir dakikalığına, dünya sırtını döndü,
Ve bu karanlık, gizli aşk için,
Kalpler korkuyla dolu olsa da:
Daha yakınına gelmeme izin verdin.

Ah, bırak dünya sırtını dönsün,
Ve bu aşk için,
Kalpler korkuyla dolu olsa da:
Lütfen daha yakınına gelmeme izin ver.

Bizim 666´mızın adı var.
Bu "bizim" karanlık, gizli aşkımız olduğu için,
Onun alevlerinde tekrar ve tekrar yanarız.

Kalbine bir mühür gibi yerleştir beni,
Bir mühür gibi kollarına.
Aşkın ölüm kadar güçlü olduğu gibi,
Kıskançlık da mezar kadar zalimdir:
Ki o mezardaki kömürler,
En şiddetli aleve sahip kömürlerdir. *

Seni seviyorum. (seni seviyorum)

Bir dakikalığına, dünya sırtını döndü,
Kalplere neşe dokunsa da,
Daha yakınına gelmeme izin verdin.

Bizim 666´mızın adı var.
Bu "bizim" karanlık, gizli aşkımız olduğu için,
Onun alevlerinde tekrar ve tekrar yanarız.


*Bu bölüm, İncil'deki "Song Of Solomon 8:6" bölümünden birebir alınmıştır. Song of Solomon, Solomon'un aşk şarkısıdır, "şarkıların şarkısı" olarak tabir edilir.

Wicked Game



---------------------------------------------------------------------------
-----
Dünya yanıyordu, ve senin dışında kimse beni kurtaramazdı.
Arzunun, aptal insanlara yaptırabilecekleri çok garip.
Senin gibi birine ihtiyacım olabileceğini hiç hayal etmemiştim.
Ve senin gibi birine ihtiyacım olabileceğini hiç hayal etmemiştim.

Hayır, aşık olmak istemiyorum.
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Hayır, aşık olmak istemiyorum,
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Sana..

Oynanmak için ne kadar fena bi oyun:
Kendimi böyle hissettirmen.
Yapılmak için ne kadar fena bir şey:
Seni hayal etmeme izin vermen.

Söylenmek için ne kadar fena bir şey:
Hiç böyle hissetmemen.
Yapılmak için ne kadar fena bir şey:
Seni hayal etmemi sağlaman.

Hayır, aşık olmak istemiyorum.
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Hayır, aşık olmak istemiyorum,
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Sana..

Dünya yanıyordu, ve senin dışında kimse beni kurtaramazdı.
Arzunun, aptal insanlara yaptırabilecekleri çok garip.
Hayır! Ve senin gibi birine aşık olabileceğimi hiç hayal etmemiştim.
Senin gibi birini kaybedebileceğimi asla hayal etmeyeceğim, hayır!

Şimdi, aşık olmak istiyorum.
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Şimdi, aşık olmak istiyorum,
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
Sana..

Kimse kimseyi sevmez.


The Heartless



---------------------------------------------------------------------------
-----
Acın aşk değil.

Görmüyor musun? O(he) kalpsiz.
Acın aşk değil.
İşleri çok ileri götürüyor,
Bunun yanlış olduğunu bilmiyor musun?
Siz benim için teksiniz bayan.
Teksiniz.
Sadece kalbimin içini görebilseydin,
Her şeyin kaybolmadığını bilirdin.

Zamanın azalıyor,
Ve sen hala aklını başına toplamadın.
Görmüyor musun? O(he) kalpsiz!
Ve sen milyonda bir..

O(he) kalpsiz!

Göremiyor musun? O(he) kalpsiz.
Acın asla aşk olamayacak.
Ne kadar uğraştığının önemi yok,
Sana her şey kayıp.

O(he) kalpsiz..

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sabrina
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 2014
Yaş : 28
Nerden : *Hiç Bir Yerin Herhangi Bir Yerinden!*
Meslek : öörenci
Kayıt tarihi : 24/07/07

MesajKonu: Geri: hım(full albümler)   Paz Ara. 16, 2007 7:17 pm

canm süpersin ellerine sağlık Wink Wink helal helal

_________________

###Dışardaki GÜRÜLTÜYÜ duymak İsTemiyorsan Müziğin Sesini Aç!!!!!!###

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cafe-rock.realbb.net
 
hım(full albümler)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
___Cafe-Rock___ :: Müzik :: Yabancı Sanatçılar :: Şarkı Sözü Çevrileri-
Buraya geçin: