___Cafe-Rock___

Cafe-Rock'a Hoşgeldiniz!!
 
PortalliPortalli  AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 nazım hikmet RAN

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 28
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: nazım hikmet RAN   Ptsi Eyl. 24, 2007 10:04 am

Nâzım HİKMET
Soyadı Ran'dır. 20 Kasım 1901 tarihinde Selanik'te doğdu; ancak ailesi 15 Ocak 1902 olarak kaydetmiş ve kendisi de bu durumu benimsemiştir. 3 Haziran 1963 tarihinde Moskova'da öldü. İstanbul'da Heybeliada Bahriye Mektebi'ni bitirdi, ancak sağlık sorunları nedeniyle subaylık serüveni sona erdi. Kurtuluş Savaşı'na katılmak amacıyla Anadolu'ya geçti (1921). Anadolu'da Kurtuluş Savaşı için verilen her görevi yerine getirdi. Oradan Rusya'ya gitti. Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'nde (KUTV) yüksek öğrenimini tamamladı. 1924 yılında gizlice Türkiye'ye döndü. Gazetelerde, dergilerde, film stüdyolarında çalıştı. Şiirleri nedeniyle birkaç kez kovuşturmaya uğradı. 1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmaya çalıştığı gerekçesiyle kanıtsız, yasaya ve hukuka aykırı olarak 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa Cezaevlerinde 12 yılı aşkın kaldı. 1950 yılında bir af yasasıyla salıverildi. Ancak sürekli izlendiği ve çürüğe ayrıldığı halde 48 yaşında yeniden askerlik yapmaya çağrılması ile öldürüleceği yolundaki duyumlar üzerine yurtdışına kaçtı. 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi. Yurtdışında sürekli olarak Bulgaristan, Rusya, Polonya'da yaşadı; birçok uluslararası kongreye katılarak çeşitli ülkelere yolculuklar yaptı.1963 yılında geçirdiği bir kalp krizi sonunda öldü, Moskova'da Novo-Deviçeye Mezarlığına gömüldü.
YAPITLARI

Güneşi İçenlerin Türküsü (1928)
835 Satır (1929)
Jokond ile Si-Ya-U (1929)
Varan 3 (1930)
1+1=1 (1930)
Sesini Kaybeden Şehir (1931)
Benerci Kendini Niçin Öldürdü (1932)
Gece Gelen Telgraf (1932)
Taranta Babu'ya Mektuplar (1935)
Portreler (1935)
Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı (1936)
Saat 21-22 Şiirleri (1965)
Kurtuluş Savaşı Destanı (1965)
(Kuvâyi Milliye adıyla 1968)

Dört Hapishaneden (1966)
Rubailer (1966)
Yeni Şiirleri (1966)
Memleketimden İnsan Manzaraları (1966-67)
(Kitabın üçüncü cildi, 1965 yılında "Şu 1941 Yılında" adıyla yayımlanmıştır)

İlk Şiirleri (1969)
Son Şiirleri (1970)
Nâzım Hikmet ve Seçme Şiirleri (1975, hazırlayan: Asım Bezirci)
Tüm Eserleri (1975-1980, Cem Yayınevi, 8 kitap, bütün şiirler)
Nâzım Hikmet'in Bilinmeyen İki Şiir Defteri (1980, hazırlayan: Kemal Sülker)
Nâzım Hikmet Toplu Yapıtları (26 Kitap, Adam Yayınları, 1988-1992)
ŞİİRLERİ

21 1 924
Açlık Ordusu Yürüyor
Asya-Afrika Yazarlarına
Aşı
Ben Senden Önce Ölmek İsterim
Benerci Kendini Niçin Öldürdü?
Benim Oğlan Fotoğraflarda Büyüyor
Berkley
Beş Satırla
Beyazıt Meydanındaki Ölü
Bir Acayip Duygu
Bir Ayrılış Hikayesi
Bir Cezaevinde Tecritteki Adamın Mektupları
Bir Gemici Türküsü
Bir Hazin Hürriyet
Bir Kız Vardı Japonya'da
Bir Küvet Hikayesi
Bu Vatana Nasıl Kıydılar
Bulutlar Adam Öldürmesin
Büyük İnsanlık
Cevap Dört Numara
Ceviz Ağacı
Çankırı Hapisanesinden Mektuplar
Çarlık Rusyasının Ölümü
Çınarı Yıkmak İçin Baltayı Köküne Vururlar
Çocuklar Ölebilir Yarın
Çocuklarımıza Nasihat
Davet
Doğum
Dört Hapisaneden (İstanbul, Ankara, Çankırı, Bursa)
Dörtlük
Dünyanın En Tuhaf Mahluku
Dünyayı Verelim Çocuklara
Fakir Bir Şimal Kilisesinde Şeytan ile Rahibin Macerası
Gazete Fotoğrafları Üstüne
Gece Gelen Telgraf
Gelmiş Dünyanın Dört Bir Ucundan
Gerileyen Türkiye Yahut Adnan Menderes'e Öğütler
Giden
Giderayak
Gömlek Pantolon Kasket ve Fötre Dair
Gövdemdeki Kurt
Gözlerin
Güneşi İçenlerin Türküsü
Güneşin Sofrasında
Güz
Haber
Hasret
Hasret
Herkes Gibi
Hiçbir Ağaç Böyle Harikulade Bir Yemiş Vermemiştir
Hiciv Vadisinde Bir Tecrübei Kalemiye
Hoşgeldin
Hürriyet Kavgası
İstanbul'da, Tevkifane Avlusunda
İyimser Adam
İyimserlik
Japon Balıkçısı
Kadınlarımızın Yüzleri
Kalbim
Kanter İçinde
Karlı Kayın Ormanında
Kemal Tahir'e Mektup
Kerem Gibi
Kırkıncı Yılımız
Kışlık Saray
Kız Çocuğu
Kore'de Ölen Bir Yedek Subayımızın Menderes'e Söyledikleri
Kuvâyi Milliye
Lodos
Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri
Mavi Liman
Memleketimden İnsan Manzaraları
Memleketimden İnsan Manzaraları'ndan
Merhaba Çocuklar
Mor Menekşe, Aç Dostlar ve Altın Gözlü Çocuk
Mukaddes Karın
Münevver'in Doğum Günü
Nerden Gelip Nereye Gidiyoruz?
Neyi Bildirir Sayılar
Nikbinlik
Niyazalant Sömürgesi
Orkestra
Otobiyografi
Ölçü
Ölüme Dair
Orada Tanıdıklarım I
Orada Tanıdıklarım II
Piraye İçin Yazılmış : Saat 21-22 Şiirleri
Portatif Karyola
Postacı
Radyoaktiviteli Yağmurlar Üstüne
Rubailer
Salkımsöğüt
Saman Sarısı
Sen
Ses
Sesler Geliyor
Silahsız İnsanlar
Şair
Şarkılarımız
Şehitler
Şeyh Bedrettin Destanı
Tahirle Zühre Meselesi
Taranta - Babu'ya Mektuplar
Teftiş
Trafik Memurları
Türkiye İşçi Sınıfına Selam
Üç Selvi
Vasiyet
Vatan Haini
Veda
Yarıda Kalan Bir Bahar Yazısı
Yaşamaya Dair
Yine İyimserlik Üstüne
Yine Memleketim Üstüne Söylenmiştir
Yine Ölüme Dair
Yine Yağmur Üstüne
Yirminci Asra Dair
Yolculuk
Yürümek
Zafere Dair

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 28
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: nazım hikmet RAN   Ptsi Eyl. 24, 2007 10:22 am



OTOBİYOGRAFİ
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

Lenin'i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924'te
961'de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam de şart değil
başbakan fakan olacağım da yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir

[/b]

_________________



En son tarafından Ptsi Ekim 08, 2007 12:47 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 28
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: nazım hikmet RAN   Ptsi Ekim 08, 2007 12:35 pm

MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN
VE HANIMELLERİ

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.
O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev.. nazım HİKMET

_________________



En son tarafından Ptsi Ekim 08, 2007 12:48 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 28
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: nazım hikmet RAN   Ptsi Ekim 08, 2007 12:37 pm

YAŞAMAYA DAİR

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 28
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: nazım hikmet RAN   Ptsi Ekim 08, 2007 12:39 pm

GÖZLERİN
Gözlerin gözlerin gözlerin
ister hapisaneme, ister hastaneme gel,
gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte,
şu mayıs ay sonlarında öyledir işte
Antalya tarafında ekinler seher vakti.
Gözlerin gözlerin gözlerin
kaç defa karşımda ağladılar
çırılçıplak kaldı gözlerin
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak,
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.
Gözlerin gözlerin gözlerin,
gözlerin bir mahmurlaşmaya görsün
sevinçli bahtiyar
alabildiğine akıllı ve mükemmel
dillere destan bir şeyler oluyor dünyaya sevdası insanın.
Gözlerin gözlerin gözlerin,
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri BursaÕnın
ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat İstanbul.
Gözlerin gözlerin gözlerin,
gün gelecek gülüm, gün gelecek,
kardeş insanlar birbirine
senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
senin gözlerinle bakacaklar.

***
Yıldızlar yandı
Sizi seviyorum.
Gece uyandı
Sizi seviyorum.
İki yüreğimiz iki insandı
Sizi seviyorum
Bizden aynı iki insan.
Ne kadar benziyorlar size
Ne kadar benziyorlar bana
Ne kadar bize benzemiyorlar.
Bizden iyi
Bizden çocuk
Bizden cesur.
Biz yüreklerimizden çok akıllıyızdır,
Hesaplı
ve fitne fücur.
Şüphe eden biziz, inanan biz,
İhtimaller ve korkular bizim içindir
Hasret bizim için.
Ve hattâ biziz ağlayan ve gülen.
Yüreklerimize bühtan etmeyelim,
Sevmekten gayrı şey bilmez yüreklerimiz.
Gözümün nuru canım sultanım
Sizi seviyorum,
Piraye Hanım
Sizi seviyorum.

***
Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
Ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
Telâşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi,
Seviyorum seni denizi uçakla ilk defa geçer gibi.
İstanbulÕda yumuşacık kararırken ortalık
İçimde kımıldanan bir şeyler gibi,
Seviyorum seni "Yaşıyoruz çok şükür!" der gibi.

***
Her günüm mis gibi dünya kokan bir kavun dilimi
Senin sayende.
Bütün yemişler elime güneştenmişim gibi uzanıyor
Senin sayende.
Senin sayende yalnız umutlardan alıyorum balımı.
Yüreğimin çalışı senin sayende.
En yalnız akşamlarım bile duvarında gülen bir Anadolu kilimi
Senin sayende.
Şehrime ulaşmadan bitirirken yolumu
Bir gül bahçesinde dinlendim senin sayende
Senin sayende, içeri sokmuyorum
En yumuşak urbalarını giyip
Büyük rahatlığa çağıran türküleriyle kapımı çalan ölümü.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 28
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: nazım hikmet RAN   Ptsi Ekim 08, 2007 12:49 pm

HASRET
Denize dönmek istiyorum!
Mavi aynasında suların
Boy verip görünmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!
Gemiler gider, aydın ufuklara gemiler gider!
Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder.
Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nöbete yeter.
Ve madem ki bir gün ölüm mukadder;
Ben sularda batan bir ışık gibi
Sularda sönmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
##hAyALeT##
Cafe Sahibi
Cafe Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
Yaş : 28
Nerden : okyanusun altından gibi
Meslek : çook çalışmakkk pufff
İlgi Alanı : oo nedemezsinn birsürüü
Kayıt tarihi : 27/08/07

MesajKonu: Geri: nazım hikmet RAN   Ptsi Ekim 08, 2007 1:02 pm

SİMAVNE KADISI OĞLU
ŞEYH BEDDETTİN DESTANI'NDAN

Yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.
Yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.
Yağmur çiseliyor,
Serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
Bedreddinim bir ağaca asılı.
Yağmur çiseliyor.
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
Ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.
Yağmur çiseliyor.
Serez çarşısı dilsiz,
Serez çarşısı kör.
havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
Yağmur çiseliyor.

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
nazım hikmet RAN
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
___Cafe-Rock___ :: Cafe :: Yaşam :: Edebiyat-
Buraya geçin: